Tarihi Kuyumcu Han İstanbul’a Kazandırıldı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentin tarihi ve kültürel mirasını koruyarak yeniden kamusal yaşama kazandırmaya devam ediyor. İBB Miras tarafından 2022 yılında restorasyon çalışmalarına başlanan Beyoğlu’ndaki tarihi Kuyumcu Han, Şehir Araştırmaları Merkezi olarak kapılarını açtı. Beyoğlu…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentin tarihi ve kültürel mirasını koruyarak yeniden kamusal yaşama kazandırmaya devam ediyor. İBB Miras tarafından 2022 yılında restorasyon çalışmalarına başlanan Beyoğlu’ndaki tarihi Kuyumcu Han, Şehir Araştırmaları Merkezi olarak kapılarını açtı. Beyoğlu Perşembe Pazarı’nda düzenlenen açılışa İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, Tarihi Kentler Birliği yöneticileri ve üye belediyelerin temsilcileri, ilçe belediye başkanları ve başkanvekilleri, vakıf temsilcileri, akademisyenler, araştırmacılar ve İstanbullular katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan törende, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Mansur Yavaş ve Nuri Aslan konuşma yaptı. Şehir Araştırmaları Merkezi, Tarih Vakfı, Tarihi Kentler Birliği, Türkiye Anıt Çevre Turizm Değerlerini Koruma Vakfı (TAÇ Vakfı) ve İBB Miras’ı aynı çatı altında buluşturacak.
POLAT: “GALATA’NIN TARİHSEL KİMLİĞİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ BİR YAPIDAYIZ”
Açılışta ilk konuşmayı yapan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Şehir Araştırmaları Merkezi’nin farklı kurumların iş birliğiyle hayata geçirildiğini belirterek Kuyumcu Han’ın İstanbul’un ticaret ve kent tarihindeki yerini anlattı:
“İstanbul’da Galata bölgesinde tarihi sur bölgesinin içindeyiz. Ceneviz kolonisi bölgesinin 1360’lı yıllarda, yani yaklaşık olarak 700 yıl önce kurduğu koloni bölgesinin sur içi hattındayız. Bu bölge, tam içinde bulunduğumuz bölge, tarihi kayıtlarda Yorgancılar bölgesi olarak geçer. Ama bilindiği, meşhur adıyla Perşembe Pazarı zindanından ya da Kürkçüler bölgesi ya da Balıkçılar Pazarı bölgesi diye de geçer. İstanbul’un fethinden hemen sonra, Ceneviz bölgesinin koloni olarak, ticaret kolonisi olarak hayatını devam ettirmesi konusu İstanbul’un fethi ve Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul projeksiyonunda apayrı bir yere sahipti. Dünyanın ilk serbest ticaret bölgesi tanımları arasında geçer Galata Ceneviz bölgesi. Burada gümrük veya benzeri liman hareketleri hem finansal hem de ticari olarak İstanbul’un büyük potansiyelini, Anadolu’nun yüzyıllara yayılan ticari potansiyeline taşımıştır. Hemen sağ tarafımızda, bitişik parselde Ayasofya Bedesteni’ni, ön tarafımızda Kanuni devrinde Rüstem Paşa’nın bedestenini, Kurşunlu Han’ı görebilirsiniz. Bu yapıların ortasında Kuyumcu Han bulunuyor. Galata bölgesinin tarihsel kimliği açısından çok önemli bir yapının içerisindeyiz.”
“DÖRT KURUM İSTANBUL’UN KENT TARİHİ ARAŞTIRMALARI İÇİN BULUŞTU”
Kuyumcu Han’ın 19. yüzyılda Galata’nın sarraflık ve bankerlik faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu, araştırmalarda yapının daha önceki Komando Hanı ile ilişkisine yönelik kayıtlara ulaşıldığını anlatan Polat, tarihi yapının restorasyon öncesindeki durumunu ve yeni işlevini şöyle aktardı:
“Burası 2023 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyet sahibi olduğu bir bina olarak bulduğumuzda, giriş katında cadde yönüne bakan dükkânların dolu olduğu ve hırdavatçıların çalıştığı, fakat içerilerde, arka odalara ya da üst katlara çıktığınızda tam bir mezbelelik, işgal altında ve neredeyse bir çöp yığınağı olmuş haldeydi. Bu binanın adının Kuyumcular Hanı olmasının altını çizmek istiyorum. 1881 ticaret yıllıklarında eski Komando Hanı diye bir atıfla beraber geçiyor. Bu binanın bugüne kadarki kurulduğu tarih 1880 olarak bilinirdi, fakat çalışmalar ortaya koydu ki bu yapı kendisinden önce buradaki bir Komando Hanı ile ilişkili. 1880, 1881, 1890, 1893, 1897 yıllıklarının tamamında bu binada oda oda kimin ne iş yaptığını arşiv kayıtlarından bulmuş durumdayız ve çalışıyoruz. Galata bölgesinin ticari hayatının özeti olabilecek kadar değerli bir binanın içerisinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak restorasyon çalışmasını tamamladığımızda bu binayı İstanbul’un kent kültür hayatının bir buluşma merkezi olarak tasarladık. 2023 yılında İBB’nin emlak yönetiminin buradaki işgalleri kaldırmasıyla ortak projelerin devam ettirilmesi için bir fırsat doğdu. Tarih Vakfı ile uzun yıllar Zindan Han’da sürdürdüğümüz çalışma, vakfın yıllara yayılmış arşivinin değerlendirilmesi ve kent çalışmalarında kullanılması üzerine yeni bir ortak mekânda buluşma çalışmasıydı. Tarih Vakfı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin kararıyla ve ortak protokolle bu binaya taşınmış oldu; diğer binadaki çalışmalarına da devam edecek. TAÇ Vakfı’nın Eminönü’ndeki binasında yaşanan sorunlar nedeniyle yeni bir mekâna ihtiyaç duyulduğunda, Ekrem İmamoğlu’nun girişimleriyle bu iş birliğinin buraya taşınması için görüşmeler ilerletildi. Bugün TAÇ Vakfı’nı da buraya taşımış oluyoruz. Tarihi Kentler Birliği’nin yeni bina ihtiyacı için de Kuyumcular Han’ın ana bina olarak kullanılması planlandı. İBB Miras da buraya geldi ve dört kurum, İstanbul’un kent tarihi araştırmalarında hem bağımsız çalışmak hem de ortak iş birliği yapmak üzere bu binada buluştu.”
Karaköy ve Perşembe Pazarı’nın tarihi kimliğine uygun biçimde gelişmesine katkı sağlayacak merkezin çevresinde de iyileştirici bir etki oluşturmasını beklediklerini belirten Polat, restorasyonda sonradan yapılan eklentilerin kaldırıldığını, yapının güçlendirildiğini ve yeni kullanım alanlarının oluşturulduğunu kaydetti. İBB Miras ekiplerinin büyük emek verdiği projede katkıları bulunan başta Ekrem İmamoğlu ve Nuri Aslan olmak üzere İBB Genel Sekreteri Volkan Demir’e, Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Oktay Özel’e, Daire Başkanı Merve Gedik’e ve tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.
YAVAŞ: “ESERLERİNİ KAYBEDEN KENTLER DE KİMLİKLERİNİ YİTİRİRLER”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise, Tarihi Kentler Birliği’nin çalışmalarını ve kültürel mirasın korunmasının önemini anlatarak şunları söyledi:
“2000 yılında 52 belediye ile kurulan Tarihi Kentler Birliği’nin üye sayısı şu anda 500’e yaklaşmış durumdadır. Günümüzde herkes kendi bölgesindeki tarihi ve kültürel eserleri gün yüzüne çıkarmak için adeta bir yarış içerisindedir. Eskiden yalnızca bir moloz yığını ya da yıkılması gereken varlıklar olarak görülen bu miraslar, Tarihi Kentler Birliği’nin çalışmaları sayesinde aslında bize emanet edilmiş birer mücevher olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. 2000 yılından bugüne dek süren bu çalışmalar, bugün 500’e yakın belediyenin katılımıyla aktif bir şekilde sürdürülmektedir. Kentler canlı varlıklardır; miras bırakılan eserlerin yok edilmesi aslında kent hafızasının yok edilmesi anlamına gelir. Hafızasını kaybetmiş bir insan nasıl kimliğini yitirirse, eserlerini kaybeden kentler de kimliklerini yitirirler.”
“MİLLİ MÜCADELE ROTASI VE SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS”
“Bu bilinçle, yürütülen çalışmalara bu dönemde iki yeni unsur daha eklenmiştir. Bunlardan ilki Milli Mücadele Rotası. Siyasilerin zaman zaman Adapazarı’na giderek Sakarya Meydan Muharebesi’nden bahsetmeleri gibi durumların yaşanması, bu alandaki bilgi ve hafızanın korunması gerektiğini göstermektedir. Bu ülkeyi vatan yapan insanların emeklerinin, verdikleri mücadelelerin unutulmaması ve anılarının yaşatılması adına Milli Mücadele Rotası büyük önem taşımaktadır. İkincisi ise somut olmayan kültür mirası. Anadolu’nun dört bir yanındaki gelenek, görenek, âdet ve benzer kültürel özelliklerin kaybolmaması için somut olmayan kültür mirasları da aynı kararlılıkla desteklenmektedir.”
“BU BİNA BİR ÇOBAN ATEŞİ NİTELİĞİ TAŞIYOR”
“Burada ortaya çıkarılan ve gerçekten çok güzel yapılandırılan bu binada iki vakıf ve İBB Miras görev alacaktır. Tarihi Kentler Birliği’nin yer ihtiyacı da sağlanan tahsisle giderilmiş olup, kurum bundan böyle çalışmalarını bu binada sürdürecektir. İnşa edilen bu binanın bir çoban ateşi niteliği taşıdığına ve iyileştirici etkisinin etrafındaki diğer alanlara da mutlaka sirayet edeceğine inanıyorum. Bir İstanbul Üniversitesi mezunu olarak geçmişte buralarda çok gezdiğimizi, tarihi binaların o dönemki eski ve bakımsız hallerini gördükçe içimizin burkulduğunu belirtmek isterim. Bugün İstanbul’da bu konuda çok büyük ve anlamlı çalışmalar yürütülmektedir. Bu binayla birlikte gelecekte çok daha güzel işlere imza atılacağına yürekten inanıyor, emeği geçen herkese çok teşekkür ederek saygılar sunuyorum.”
ASLAN: “BU KADİM KENTİN UNUTULMUŞ, UNUTTURULMUŞ MİRASINI YENİDEN AYAĞA KALDIRACAĞIZ”
İBB Başkanvekili Nuri Aslan, konuşmasına İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ileterek başladı ve İstanbul’un kültürel mirasını korumak için 2019 yılından bu yana yürüttükleri çalışmaları anlattı:
“Bugün İstanbul’un kalbi olan Beyoğlu’nda, yüzyıllardır ticaretin, üretimin ve emeğin merkezi olan Perşembe Pazarı’ndayız. Perşembe Pazarı deyince aslında tüm Türkiye’de, İstanbul için bir şey ifade eder. Bu tarihi mekânda, İstanbul’un geçmişi ve geleceğiyle yeni bir köprü kuracak olan Şehir Araştırmaları Merkezimizi açıyoruz. Sizlere bir buçuk yılı aşkın süredir hukuksuzca Silivri’de tutulan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını iletiyorum. Ekrem Başkanımız göreve geldiği ilk gün bu kadim kentin unutulmuş, unutturulmuş mirasını yeniden ayağa kaldıracağız diye söylemişti. 2019’dan itibaren de bugüne kadar büyük bir mücadeleyle bunu başarmaya çalışıyoruz. O günden bugüne tüm miraslarımızı ayağa kaldırdık, kaldırmaya da devam ediyoruz. Örneklemek isterim; Çubuklu Siloları, Müze Gazhane, Artİstanbul Feshane ve geçtiğimiz haftalarda şehrimize kazandırdığımız Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Merkezi aklımda ilk kalanlar. İşte Feshane’nin ikinci kısmını yapıyoruz. Anadolu Hisarı, Rumeli Hisarı, Yedikule Gazhanesi, Bakırköy Baruthanesi gibi onlarca tarihi esere sahip çıkıyoruz. İstanbul’un kara surları, inşallah en kısa sürede onu da bitireceğiz başkanım. Bizim için en önemli şey İstanbul’un tarihine, geçmişine, bugününe ve yarınına sahip çıkmak. Uzun soluklu bir yolculuk bu. Ancak biz bu yolculukta hiç de yorulmuyoruz; gece gündüz büyük bir mücadele ile bir taraftan İstanbul’un sorunlarıyla, bir taraftan İstanbul’un geçmişiyle, bir taraftan da geleceğiyle mücadele ediyoruz. Her yeni adımda daha iyisini nasıl yapabiliriz diye istişare ediyoruz. Tecrübeli başkanlarımızla istişare ediyoruz.”
“İSTANBUL’UN GEÇMİŞİ BURADA ARAŞTIRILACAK, BUGÜNÜ TARTIŞILACAK”
Kuyumcu Han’ın uzun yıllar kaderine terk edildiğini hatırlatan Aslan, restore edilen tarihi yapının bilim insanları, tarihçiler ve genç araştırmacılar için yeni bir buluşma noktası olacağını vurguladı:
“Kuyumcu Han tarihimizin en kıymetli tanıklarından. Biraz önce Mahir Bey de söyledi, 1889-1890 yıllarına ait ticaret kayıtlarında yer alan bir yapı. Uzun yıllar boyunca kaderine terk edilmişti. Titiz çalışmalarımızla Kuyumcu Han’ı yeniden hayata geçirdik, hayat verdik. Burası yeni fikirlerin üretildiği, kapısından insanların girdiği bir yaşam alanı olsun istedik. Şehir Araştırmaları Merkezimizde Tarih Vakfı, Tarihi Kentler Birliği, TAÇ Vakfı gibi ülkemizin önemli kurumları bir araya gelecekler. Hem İstanbul’un hem de Türkiye coğrafyasının tarihi için çalışmalar yapacaklar. Ayrıca 2 bin 200 eserden oluşan İBB Kütüphanemiz de burada hizmet verecek; bazı kitapları burada şu an görüyorsunuz. Bir zamanlar zanaatkârların, kalfaların ve tüccarların çalıştığı bu tarihi yapı artık bilim insanlarının, mimarların, şehir plancılarının, tarihçilerin ve genç araştırmacıların buluşma noktası olacak. İstanbul’un geçmişi burada araştırılacak, bugünü tartışılacak, geleceğine ilişkin de yeni fikirler yine burada üretilecek. Biz bundan ve yaptıklarımızdan gurur duyuyoruz. Hani marifet iltifata tabidir, işte hem Kayseri’de, Ankara’da, İstanbul’da, çeşitli bölgelerdeki belediye başkanlarının yaptığı büyük çalışmalarla beraber hem Türkiye’nin bugününe ışık tutuluyor hem de dünyaya Türkiye’de yapılan tarihi ve gelecekle ilgili çalışmalar gösteriliyor.”
“BİR AKADEMİSYENLE ÜNİVERSİTEYE YENİ BAŞLAMIŞ BİR GENÇ AYNI MASADA ÇALIŞABİLECEK”
Merkezin farklı kuşakları ve araştırmacıları bir araya getireceğini belirten Aslan, Mansur Yavaş’ın aktardığı tarihi bir belge örneğinden hareketle yeni araştırmaların İstanbul’un geçmişine ışık tutabileceğini söyledi:
“Bir düşünün, burada yıllarını İstanbul’u araştırmaya vermiş bir akademisyenle, üniversiteye yeni başlamış bir genç aynı masada çalışabilecek. Bir öğrenci belki de hayatında ilk kez tarihi bir belgeyi burada inceleyecek ve görecek. Bir araştırmacı İstanbul’un geçmişine ilişkin yeni bir belgeye burada ulaşacak. Biraz önce Mansur Başkanım anlatıyor, Akşemseddin Hazretlerine Fatih’in Ankara’da bir yer verdiğini. Fatih’in kızı rahatsızlanıyor ve Akşemseddin onu tedavi ediyor. Tedavi karşılığı da Ankara’da belli bir arazi, çeltik tarlalarını Akşemseddin’e veriyorlar ve o tapular, kayıtlar bulunuyor ve şimdi sergileniyor. Dolayısıyla belki bu merkezde yapılacak bir çalışma da bu şekilde İstanbul’un başka bir tarihi belgesine ışık tutacak.”
“BİZ HERKESİN BU ŞEHİR ÜZERİNDE HAKKI OLDUĞUNA İNANIYORUZ”
İBB’nin kültür ve bilgiye erişimi kent hakkının bir parçası olarak gördüğünü ifade eden Aslan, İstanbul’a kazandırılan sergi, müze ve kütüphanelerin sayısını paylaşarak Haliç Tersanesi’nde açılacak yeni merkezi de duyurdu:
“Biz de tam bunu istiyoruz aslında. Biz herkesin bu şehir üzerinde hakkı olduğuna inanıyoruz. Buna da kent hakkı diyoruz. İstanbul’da bugüne kadar açtığımız 50 yeni sergi ve müze mekânı ile 79 kütüphanemiz işte tam da bu anlayışın bir sonucu. Biz kültürü ve bilgiyi herkes için ulaşılabilir kılmak istiyoruz. Bu çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz, sürdürmeye de devam edeceğiz. İşte şurada hemen Haliç Tersanesi var, 1455 yılında yapılmış 571 yıllık bir tersane. Haliç Tersanesi’nde Performans Sanatları Merkezimizi açacağız. Aslında afet nedeniyle öteledik, yoksa orada da İstanbul için çok güzel bir performans merkezi yaptık. İnşallah oranın da açılışına teşrif ederseniz bizi mutlu edersiniz.”
“TARİHİ YAPILARI AYAĞA KALDIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
İstanbul’un tarihi mekânlarına yönelik yeni projeleri de sıralayan Aslan, Süleymaniye’den Rumeli Hisarı’na, Anemas Zindanları’ndan Bukoleon Sarayı’na kadar birçok yapının yeniden kent yaşamına kazandırılması için çalıştıklarını anlattı:
“Süleymaniye Sıra Dükkânları Tasarım Müzesi’nin ikinci etabını açacağız. Rumeli Hisarı, Aşiyan Müzesi, Anemas Zindanları… Bukoleon Sarayı’nı atlayamayız, tarihi yapıyı İstanbul’a tekrar ayağa kaldıracağız. Dolayısıyla gece gündüz mücadele ediyoruz, her şey Türkiye Cumhuriyeti için yapılıyor. Bu ülkenin ne kadar büyük kültürünün, geçmişinin olduğunun anlatılması için yapılıyor. İstanbul’un hikâyesi de işte bu coğrafyanın içinde hiçbir zaman bitmeyecek. Dünya var olduğu sürece yaşayacak bir şehrin içindeyiz ve bunun için de büyük mücadele veriyoruz. Her yeni kuşak, her araştırmacı, her sanatçı ve her yeni fikir İstanbul’un hikâyesine yeni bir sayfa ekleyecek. Bizim görevimiz de bu büyük mirası korumak, geliştirmek ve gelecek kuşaklara taşımak olacak.”
“VİZYONU OLAN İNSANLAR GELİNCE BİR ŞEYLER DEĞİŞİYOR”
Konuşmasının sonunda merkezin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Aslan, Mansur Yavaş ve Memduh Büyükkılıç’ın kendi kentlerindeki çalışmalarına değinerek Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’un kültürel mirasının korunmasına yönelik katkılarını vurguladı:
“Bugün de aslında tarihe bir andır bu. Biz beraber Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, İstanbul’da böyle bir mekânı ayağa kaldırıyoruz ve milletin kullanımına sunuyoruz. Bu güzel merkezimizde emeği geçen arkadaşlarımız var; İBB Miras ekibimiz, İBB Kültür ekiplerimiz, restorasyon çalışmalarında emeği geçen bütün uzmanlarımıza, mimarlarımıza, çalışma arkadaşlarımıza, tüm bürokrat kadromuza teşekkür ediyorum. Özellikle genel sekreter yardımcılarımız Mahir Polat ve Oktay Özel’in büyük uğraşı ve emeği var burada. Yine Daire Başkanlarımız Merve Gedik ve Volkan Aslan’a da emekleri için, katkıları için yürekten teşekkür ediyorum. Tabii umudun ayağa kalkmasında insanların değeri büyük. İşte Ankara’da Mansur Bey’in Ankara’ya kattıkları, Kayseri’de Memduh abinin Kayseri’ye kattıkları… Vizyonu olan insanlar gelince bir şeyler değişiyor aslında ve umut geliyor. Ekrem Bey de öyle bir belediye başkanı, onunla beraber de İstanbul’da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu tarihi yapılara sahip çıktı ve İstanbul’u baştan aşağı restore etmeye başladık. Dolayısıyla Ekrem Başkanımıza da buradan tekrar emekleri için teşekkür ediyorum. Şehir Araştırmaları Merkezimiz İstanbul’a hayırlı uğurlu olsun.”
TARİHİ KUYUMCU HAN YENİDEN İSTANBUL’A KAZANDIRILDI
Beyoğlu Perşembe Pazarı’nda bulunan ve 19. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen Kuyumcu Han, uzun yıllar ticari faaliyetlere ev sahipliği yaptı. 1980’li yıllardan itibaren giderek terk edilen ve harap duruma gelen dört katlı tarihi yapı, İBB Miras tarafından 2022 yılında başlatılan kapsamlı çalışmalarla restore edilerek yeniden işlevlendirildi. Yaklaşık 61,3 milyon TL maliyetle Şehir Araştırmaları Merkezi’ne dönüştürülen Kuyumcu Han, kütüphanesi ve araştırma kurumlarıyla İstanbulluların hizmetine sunuldu. Merkezde 24-25 Ekim tarihlerinde iki günlük konferans programı düzenlenecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı